Simply enter your keyword and we will help you find what you need.

What are you looking for?

Search








Generic filters

  /  KİTAPLAR   /  Sedat Birol Kitapları   /  “İşe Mustang’imle Gidiyorum”

“İşe Mustang’imle Gidiyorum”

Amerika’da master yıllarında başlayan tutku, 50’li yaşlarında hobiye dönüştü. Klasik otomobillere gençliğinde merak salan Eczacıbaşı İlaç Grubu Başkanı Sedat Birol’un bugün iki klasik otomobili var. Biri “klasiklerin kraliçesi” olarak bilinen 1947 Lincoln Continental. Diğeri ise üstü açık spor 1966 model Ford Mustang. Birol, evinin hemen önünde yaptırdığı özel garajda tuttuğu iki klasik otomobiline gözü gibi bakıyor. “Klasik otomobil kullanmanın keyfi çok farklı. Kokusu bile farklı” diyen Birol, gözbebekleri ile hafta sonları İstanbul’un sakin yerlerine geziler yapmayı seviyor.

İlaç kadar ciddi bir sektörde Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden birinin tepe yöneticisinin, bu kadar renkli bir karakter olması kimilerine şaşırtıcı gelebilir. Oysa hareketli mizacı ve hobileri Eczacıbaşı İlaç Grubu Başkanı Sedat Birol’un yaşamını şekillendiren önemli faktörler. O hobileriyle birlikte yaşamayı seven biri. Dans ediyor. Gittiği ülkelerden antikadan içki şişelerine kadar pek çok koleksiyonu için eşya topluyor, evinin alt katında yaptırdığı barda arkadaşlarına partiler düzenliyor. Tüm bu hobiler içinde en özel yeri ise klasik otomobilleri alıyor.

Almanya’daki lisans eğitimi sonrasında master için Amerika’nın Florida eyaletine giden Birol, klasik otomobillerle orada tanışıyor. Bundan 5 yıl önce bir arkadaşının klasik otomobilinde Boğaz keyfi yaparken kesin kararını veriyor. Bundan 3 ay sonra ilk klasik otomobili 47 model Lincoln Continental’e sahip oluyor. Amerika’nın son 12 silindirli modeli “klasiklerin kraliçesi” Lincoln, yoğun İstanbul trafiğine pek dayanamıyor. O yüzden Birol ve eşi, Lincoln ile Sarıyer-Bebek hattında hafta sonları sabah saatlerinde küçük turlar yapmayı tercih ediyor. Klasik otomobilin sürüş keyfine alışan Birol, yakın zaman önce ikinci otomobili 1966 model Ford Mustang’ı almış. Birol, “Lincoln bir antika, Mustang ise günlük bir klasik. Ben yazın pek çok gün işe Mustang’imle gidip geliyorum” diyor.

“Şu an üçüncü klasik otomobili düşünmüyorum. Ama ilerde olabilir elbette… İlkini aldığımda gerisi gelecek demişlerdi, gerçekten de geliyor” diyen Sedat Birol ile hobiye dönüşen klasik otomobil sevgisini ve keyifli sürüş rotalarını konuştuk:

Amerika’da Başlayan Tutku
1980 yılında master için ABD’ye Florida’ya taşındım.  Florida’da sıcak iklimi nedeniyle çok fazla klasik otomobil vardı tabii… O dönemde klasik otomobillerle tanıştım. O zaman öğrenci olduğumuz için bırakın klasik otomobil almayı, ayın sonunu çıkaramıyorduk. Florida’da klasiklerin toplandığı atölyelere giderdim. İşte klasik otomobil tutkusu o zamanlarda başladı.

Ardından 5 yıl önce bir akşam, ABD’de ev arkadaşım olan Erensan Isı’nın sahibi Ali Eren, beni 1958 model Mercedes-Benz Adenauer ile aldı. Birlikte Boğaz yolundan Reina’ya gittik. Ben hayatımda böyle bir keyif almadım. İçi kırmızı dışı siyah, çok güzel bir otomobildi. Ben o kadar zevk aldım ki, o gün “Ben de klasik bir otomobil alacağım” dedim. Yaklaşık 3 ay sonra da ilk klasik otomobilimi aldım. Ben karar verince çok hızlı harekete geçerim, sabırsızımdır. Klasik otomobil alırken de çok şanslıydım. Doğru adrese gittim.

İlk Gözdesi Lıncoln
Klasik otomobillerimi Cengiz Artam’dan aldım. Çengelköy’deki müzesine gittikten bir saat sonra 1947 model Lincoln Continental’ımı almıştım. Bu otomobil şu an İstanbul’da trafiğe çıkan tek Lincoln. Dönemin en lüks modeli. Otomobil  dergilerinde ‘klasiklerin kraliçesi’ olarak adlandırılıyor. Tabii otomobili satın aldıktan sonra bilgi de edinmeye başlıyorsunuz. Üretildiği 40’lı yıllarda, Amerika’nın sokakları bomboş. Bu yüzden Lincoln 5,5 metre uzunluğu, 2 ton ağırlığı ile çok ihtişamlı. Amerika’nın son 12 silindirli modeli, 46- 47- 48 yıllarında aynı kasayla toplam 3 bin adet üretilmiş. Enteresan olan pencereleri otomatik açılıp kapanıyor. Kapı açma dizaynı farklı, tuşlu bir sistemle açılıyor. Tezime göre lüks olmasının bir diğer göstergesi de içinde 3 adet küllük bulunması. Küllük eğilmeye gerek kalmadan rahatça kullanılsın diye lüksü düşünülüyor. Farklı ve eğlenceli bir kliması bile var. Ön kapakta bir bölüm var, açılınca dışardan soğuk havayı iletiyor.

İstanbul Trafiğinde Zor
Ama 47 model Lincoln, İstanbul için kullanımı oldukça zor bir otomobil. Yoğun trafiğe, “dur-kalk” yapmaya hiç gelemiyor. Açıkçası önceleri biraz da kullanmaya korktuk. Çünkü Lincoln’u ilk aldığımız dönemde 1-2 kez yolda kaldık. O yüzden eşim bu otomobile bayılır, her bindiğinde korkudan kilo veriyor. Bir keresinde klasik otomobillere meraklı yabancı bir konuğumuz vardı, onu Ç ırağan Oteli’nden Lincoln ile almak istedik. Ama Cuma akşamı, Barbaros Bulvarı’nda yoğun trafikte kaldı. Ancak motorunu yaptırdıktan sonra daha güvenli biner olduk.

Genelde Lincoln’le eşimle yazın hafta sonu sabahları Sarıyer’den Bebek’e gidip bir kahvaltı yapıp dönüyoruz. Çok keyifli oluyor. Geçenlerde bir arkadaşımızın kızının düğün arabası olarak kullandık. İnanılmaz keyifliydi. Sarıyer’den Feriye’ye kadar Lincoln’un arkasında bir konvoyla gittik, kıyamet koptu şehirde…

Parçaları Da Abd’den
Biz Lincoln’u Sabri Artam Vakfı Klasik Otomobil Müzesi’nden aldığımız için aslında bakımlıydı. Ancak yoğun trafikteki sorunları gördükten sonra üzerinde bazı yenilemeler yaptık. Bazı insanlar için otomobillerinin bozulması sorun değil. Hatta motordan anladıkları için tamir edeceğim diye zevklenirler. Ama ben motordan hiç anlamıyorum.

Lincoln’un motorunda yavaş yavaş eksiklikler ortaya çıkınca parça bulma arayışına girdik. Ağabeyim Can Birol ABD’de yaşıyor. O şans eseri, Pennsylvania’da Lincoln orijinal parçalarını hobi olarak toplayan, satan 75 yaşındaki bir beyle tanıştı. Bu sayede tüm motor parçalarını tek tek Amerika’dan getirttik. Aslında Türkiye’den de bulabilir ya da oto sanayi sitelerinden yaptırabilirdik. Bu otomobillerin tamiri, sanıldığı kadar zor ya da pahalı değil. Lincoln için bulamadığımız pek çok parçayı burada yaptırdık.

Mustang Günlük Bir Klasik
Cengiz Artam, Lincoln’u alırken bana “İkinci klasik otomobilini de yakında alırsın” demişti. Açıkçası başta hiç düşünmemiştim ama ardından üstü açık bir Mustang almayı çok istedim. 1966 model Ford Mustang, Lincoln’un yanında çok kolay bir otomobil. Dizaynı, manevra kabiliyeti ve fiziksel ölçüleriyle İstanbul trafiğine daha uygun. En yoğun trafikte bile hararet sorunu çıkarmıyor. Şimdiye kadar hiç yolda kalmadı. Zaten Mustang, dünyada çok kullanılan bir klasik model. İlk olarak 1964’te çıkmış ve 1973 yılına kadar üretilen Mustang’lerden halen dünyada 3,5 milyon adet bulunuyor. Bu yüzden Mustang ile ilgili her türlü yedek parçaya ulaşmak çok kolay. Biz Mustang’de hiçbir değişiklik yaptırmamıza gerek kalmadı. Lincoln bir antika, Mustang ise günlük bir klasik. Ben yazın pek çok gün işe Mustang’imle gidip geliyorum.

Videoyu Oynat

Klasik Otomobil Sürülmeli
Lincoln ile Mustang arasında çok ciddi bir sürüş farkı var. Lincoln’de çok ağır ve yaylana yaylana gidiyorsunuz. Mustang ise bir spor model, motorun gücünü duyuyorsunuz. Klasik otomobilde Amerikan tarzını daha çok seviyorum. Tabii Mercedes’lerin de klasikleri güzel…

Bana şimdi iki otomobil getirin. Biri en son model Mercedes, bir diğeri de klasik olsun, kesinlikle klasik otomobili tercih ederim. Şirket otomobilimi klasiklerimle mukayese bile edemem. Klasik otomobil kullanmanın keyfi çok farklı. Kokusu bile farklı. Bizim eski dolmuşlarımız vardı, onlar gibi kokuyor. Klasik otomobil kullanmanın keyfi çok farklı. Bu güzelliği yaşamak gerek. O yüzden klasik otomobillerin trafiğe çıkmasından, sürülmesinden yanayım.

Şu an klasikleri evde sadece ben kullanıyorum. Zaten Lincoln’u kullanmak, debriyaj-fren gibi dengeleri kurmak, manevra yapmak açısından zor. Mustang ise otomatik vites, günümüz otomobillerinden farkı yok. Eşim ileride Mustang’ı kullanmayı düşünüyor sanıyorum.

Yolculuğu Planlıyoruz
Klasik otomobil ile dışarı çıkacaksam mutlaka önceden planlıyorum. Bildiğim yerlere gitmeyi tercih ediyorum. Çünkü hangi lokantaya gideceğiniz bile nereye park edeceğinize bağlı oluyor. Klasikleri valeye vermem söz konusu bile değil. Gideceğimiz yerleri önceden arayıp klasik otomobil ile geleceğimi haber veriyorum, mutlaka yer ayırmalarını istiyorum. Genelde güzel göründüğünden mekanın önünde yer ayırıyorlar. Muhakkak kendim park ediyorum. Bir de bu otomobillerle İstanbul’un değişik yerlerini keşfetme şansımız oluyor. Örneğin Kilyos taraflarındaki balıkçılara gidiyoruz. Yemyeşil bomboş yollarla klasik otomobil kullanmak çok zevkli oluyor. Klasik otomobile yakışacak aksesuarlarım da var. Her türlü her renkte kasketim mevcut. Eşim de çok şapka meraklısı. İkimiz de klasik otomobilimize şapkalarımızla kuruluyoruz.

Vergi Yükü Çok Ağır
Aslında Türkiye’de inanılmaz klasik otomobil tutkunu var. Anadolu’da da çok sayıda klasik otomobil sahibi insan var. İnsanımız klasiklerin değerini biliyor. Özellikle Lincoln’u yolda görenler çevirip sorular soruyor. Cengiz Artam, Cengiz Arsay, Ural Ataman ve Rahmi Koç’un otomobillerini sergilediği 4 tane çok güzel müzemiz var. Cengiz Artam’ın müzesinde dünyada çok az sayıda üretilmiş 6-7 model var. Tarabya’daki Ural Ataman Müzesi’ne sık sık gidiyorum, 60 tane birbirinden inanılmaz otomobil var. Aslında bu kadar çok sayıda klasik olmasının nedeni, eskiden bu otomobilleri almak rakamsal olarak çok kolaymış. Yurtdışından sadece yol parasına getirebiliyormuşsunuz. Örneğin 20 bin dolara alınan bir otomobil, yol masraflarıyla 23-24 bin dolara mal oluyordu. Şimdi ise alımda en az 15 bin dolar vergi veriliyor. Bugün bir otomobili sadece yurtdışından Türkiye’ye getirmek 20-23 bin dolar. Böylece 25 bin dolarlık bir klasik otomobil, sahibine en az 50 bin dolara çıkıyor. Şimdi klasik otomobil almak zorlaştı, o yüzden de değerleri artıyor.

Özel Garaj Yaptırdım
İnsan bir yaşa, belli bir ekonomik noktaya geldikten sonra rahatlıkla klasik otomobil alabilir diye düşünüyorum. 30 bin dolara çok hoş bir klasiğe sahip olabiliyorsunuz.

Şu an üçüncü klasik otomobili düşünmüyorum. Ama ilerde olabilir… Ama bu otomobillerin muhafaza edilmesi sorun. Benim iki otomobil alabilen bir garajım var. Şirket otomobilim zaten kapının önünde duruyor. Ama üçüncü klasiği alınca yer açısından ciddi sorun olacak. Tabii ki yer bulunur ama elinizin altında durmayınca keyfi daha az yaşanıyor. Şu an garajımda da tadilat yapmaya hazırlanıyorum. Kapalı bir garaj haline getireceğim. Lincoln’un karbüratörüne antifriz konulamıyor, donabiliyor. Bu yüzden geçen kış kapalı bir garaj da durdu. Kasım ayında tekrar kapalı garaja bırakacağım. Bu şartlarda üçüncü klasiği almak zor gibi… Ama kızım da klasik otomobillere çok hevesli. Kızım tenisçi, Milli Takım’da oynuyor. Yazın hafta sonları antrenmana götürüyorum, Mustang ile gitmezsek üzülüyor.

Evin Alt Katına Bar Kurduk  

Her Türlü Koleksiyon Var
Evimizin alt katında bir bar yaptık, özellikle kışın arkadaşlarımızla burada çok keyifli zaman geçiriyoruz. Samimi bir mekan burası. Ben öğrencilik yıllarında gittiğim yerlerden küçük içki bardakları toplardım. Hiçbir şeyi de atamıyordum. Şimdi anlıyorum ki o zamandan koleksiyon merakım varmış. Aileden kalan aklınıza gelecek her türlü aksesuarı da burada değerlendirdik. Eski dondurma makinesinden yatak ısıtıcılarına kadar her çeşit eşyayı görebilirsiniz.

Dans Geceleri Yapıyoruz
Bu barda dünyanın dört bir yanından Arjantin’den Küba’dan Avrupa’dan Güney Afrika’dan aldığımız içkiler var. Çoğunu açmaya kıyamıyoruz. Güney Afrika ritimlerinden Arap müziğine, Çigan müziğinden klasiklere kadar geniş bir müzik koleksiyonum var. Eşimle dans etmeyi de çok seviyoruz. Arkadaşlarla bu barımızda dans geceleri yapıyoruz.

 “Emekliliğimde Mustang’imle Gezilere Katılacağım”

Klasik Otomobille Farklı Ülkeler
Klasik modellerle yapılan çok güzel yurtdışı gezileri oluyor. Şimdiye dek Lincoln ile bu gezilere katılmak çok zordu, yolda kalma riskimiz vardı. Ama artık Mustang ile katılmayı çok arzuluyorum. Hatta eşime de söyledim, emekli olduğum yıllarda mutlaka böyle gezilere katılmak istiyorum. Bu tip gezilerde birkaç taş birden vuruyorsunuz. Hem aynı hobilere sahip yeni insanlarla tanışıyorsunuz hem yeni ülkeler geziyorsunuz, hem klasik otomobilinizin keyfini çıkarıyorsunuz. Hatta şarap gibi farklı hobilerinizi de yaşayabiliyorsunuz. İleride biz de bu aktivitelere gitmeyi umuyoruz.

Aktiviteleri Takip Ediyorum
Türkiye’de de klasik otomobil aktivitelerini takip ediyorum. Klasik Otomobil Kulübü’ne üyeyim, sürekli takip ettiğim Türk dergileri mevcut. Kulübün yılda 6-7 büyük organizasyonu oluyor. Bursa, Kapadokya gibi farklı yerlere gidiyorlar. Özellikle Kapadokya gezisine gitmeyi çok istemiştim ancak iş yoğunluğu nedeniyle fırsatım olmadı. Ama en yakın zamanda Mustang ile bu organizasyonlara gitmeyi planlıyorum.