Tel: (0212) 347 70 70 - indeks@indeksiletisim.com

Ekonominin Lokomotifi İnşaat, İnşaatın Lokomotifi Hazır Beton <-Geri

blog

İndeks Konuşmacı Ajansı'nın değerli konuşmacılarından Prof. Dr. Emre Alkin: “Refah oluşumunda inşaat, hazır beton ve çimento sektörlerinin öncü rolü devam ediyor.” 

Türkiye Hazır Beton Birliğinin (THBB) düzenlediği Beton İzmir 2018 Fuarı’nda kapsamında düzenlenen Ekonomi Semineri’nin konuğu Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin oldu. 

Seminerde “Ekonominin Lokomotifi İnşaat, İnşaatın Lokomotifi Hazır Beton" başlıklı bir konuşma yapan İndeks Konuşmacı Ajansı üyelerinden Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin, “Küresel büyümenin toparlandığı ve geçmiş yıllara göre biraz daha ileriye güvenle baktığımız bu zamanda, refah oluşumunda inşaat, hazır beton ve çimento sektörlerinin öncü rolünün devam ettiğini görmekteyim. Fert başına hazır beton ve çimento kullanımı ve millî gelir kıyaslamalarında Türkiye’nin önde gelen 5 ülke arasında yer aldığı da bir başka gerçek. Hem metrekare fiyatlarına hem alt altyapı ihtiyacına hem talep gelişimine hem de büyüme modelinin yapısına bakıldığında, 2050 yılında bile bahsettiğimiz sektörlerin iş, istihdam, katma değer ve gelir yaratma potansiyelinde öncülük edeceği görülmektedir. Sanayi 4,0 ile beraber, sektörlerin evrilmesi gerektiği bir gerçek. Hazır beton sektörünü bu geçiş süreci için hazırlıklı gördüm. Sadece Türkiye için değil, sektörün yurt dışı için üstlendiği öncü rolü devam ettireceğine dair inancım arttı” dedi. 

Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık ise Türkiye’nin, 2017 yılının son çeyreğini yüzde 7,3, yılın genelini ise yüzde 7,4’lük bir büyüme oranı ile kapattığını, tüm jeopolitik riskler, küresel dalgalanma ve finansal piyasalardaki değişimlere rağmen Türkiye’de reel sektörün ve özelde imalat sanayinin 2017 yılını önemli bir performans ile kapatmasının sevindirici olduğunu söyledi.

Cari açık ve özel sektör borçluluğu en önemli sorunlardan biridir

2018 yılının 2017 yılına kıyasla çok daha zor bir yıl olacağını ifade eden Yavuz Işık, “Türkiye’nin makro ekonomik göstergeleri incelendiğinde en önemli sorunlardan birinin cari açık ve özel sektör borçluluğu olduğu görülecektir. 2017 sonu itibarıyla 47 milyar dolar olan cari açık, ocak ayında da yüksek gelirken şubat ayında 4,2 milyar dolar ile beklentilerin altında gerçekleşmiştir. En son açıklanan Goldman Sachs raporunda, mevcut durumda söz konusu cari açık oranının sürdürülebilir olduğunu belirtmekle beraber OECD ülkeleri içinde en yüksek cari açık oranına sahip ikinci ülke olması önemlidir. Bir diğer sorun ise özel sektör borçluluğudur. Moody’s tarafından Türkiye’nin kredi notunun düşürülmesinin en önemli gerekçesi de özel sektör borçluluğudur. Türkiye’de finans dışı kesimin döviz açık pozisyonu 221 milyar dolardır. Şirketler 2010-2017 yılları arasında milli gelirin yaklaşık yüzde 30’u kadar borç artırmış durumdadır” şeklinde konuştu.

Sektör temsilcilerimizi kur riskine karşı dikkatli olmaya çağırıyorum 

Sektör temsilcilerimizi kur riskine karşı dikkatli olmaya çağıran Yavuz Işık konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz sanayiciler açısından en önemli unsur, kurdaki dalgalanmadır. Kurdaki aşırı yükseliş ve azalışlar önünü görmeyi ve iş yapmayı zorlaştırmaktadır. Kur, öngörülebilir ve tahmin edilebilir şekilde hareket ettiği sürece piyasa aktörleri ortama uyum sağlayabilecektir. Hiç kuşkusuz tarafımızı büyümeden yana kullanmalı ve düşük faizin peşinden koşmalıyız. Ancak bunun için gerekli ilk aşama enflasyonda başarı sağlama zorunluluğudur. Yıl içerisinde, kur artışına bağlı ‘maliyet yönlü enflasyonun’ baskılanması durumunda umuyorum ki enflasyon, Türkiye’nin bu yıl yumuşak karnı olmaktan çıkacaktır. Sonrasında Türkiye yeniden dünya büyüme kulvarındaki yerini alacaktır.”

26 Nisan 2018 tarihinde gerçekleştirilen seminer hazır beton sektörü temsilcileri, katılımcı firmalar ve ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördü.

 

İndeks Konuşmacı Ajansı üyesi Prof. Dr. Emre Alkin'in biyografisine buradan ulaşabilirsiniz.