Gülden Türktan ile “Girişimciliğin Kadın Dünyası” Üzerine 3 Soru 3 Cevap <-Geri

blog

 “Kadın girişimci savaş değil, barış istiyor”

W20 Türkiye Başkanı, KAGİDER Kurucu Üyesi, OECD, BIAC-ELSA Başkan Yardımcısı ve İndeks Konuşmacı Ajansı Üyesi Gülden Türktan ile kadın girişimcinin genetiğini konuştuk.

1. Kadın girişimcinin “genetiği”nde ne var, değişen bir şey var mı?

Kadın girişimci erkek girişimciden farklı düşünüyor ve farklı hareket ediyor. Kadın daha fazla temkin için yaratılmış gibi.

Savaş değil, barış istiyor. Daha az risk istiyor. Çabuk büyüme değil, hazmederek büyüme istiyor. Yarın kurduğu şirkete bir şey olmasın, yaptığı işler sürdürülebilir olsun istiyor. Şirketim küçük olsun, sorun yok, yeter ki karlı, huzurlu ve sürdürülebilir olsun diyor. Tasarrufa önem veriyor. Çalışan barışına önem veriyor ve hem kendisi hem çalışanı için huzurlu bir ortam arıyor. Türkiye’de de dünyada da kadın girişimcilerin şirketi nispeten daha küçük. Değişen bu farkındalığı artırarak, kadınlara talep etme, kredi kullanma, büyüme ve risk alma konusunda destek sağlanması bir ön şart. Daha fazla risk alın değil. Sınırlı da olsa risk almanın büyüme için bir gerek olduğunu anlatmak ve başarı hikayelerini paylaşmak gerekiyor. 

2. Türkiye’de kadın girişimci ekonomiyi biliyor mu, ekonomik göstergeleri doğru yorumluyor mu? 

Kadın erkek tüm girişimcilerin önünde çok boyutlu bir sorumluluk var. Başarılı ve büyük şirketlerde yönetimin önünde pek çok konu var. Satış, pazarlama, üretim, satın alma, tedarikçiler, müşteriler ile ilişkiler, halkla ilişkiler, insan kaynakları, muhasebe, finans, bilişim sistemleri, banka ilişkileri, raporlama, hukuk... Bir girişimcinin tüm bu departmanları takip etmesi ve her konunun üstesinden gelmesi lazım. Bazen tüm konularda yetkin birer kişi almak veya en yetkin şirketlerle çalışmak da çok mümkündeğil. Tüm bunların arasında çoklukla departmanı olmayan planlama, strateji, ekonomi ve fırsatlar ve beklentiler diye bir alan var ki bu konu da şirketlerin sürdürülebilirliği için çok önemli.

Şirketleri, maalesef, en çok bu konulardaki dikkatsizlik etkiliyor. 1998 yılında Kodak şirketinde 170 bin kişi çalışıyordu. Dijital kameralardaki gelişmeler, telefon aplikasyonları ve cloud depolama ile Kodak şirketi ömrünü yitirdi. Sonuçta ekonomiyi trendleri ve göstergeleri takip etmek çok önemli. Kadınların sürdürülebilirlik iş güdüsü bu konulara en fazla dikkati getiriyor diye düşünüyorum. Bu konulardaki seminerleri takip eden, şirketlerine davet edip, bu konuda konuşma talep eden şirketlerin çoğuna kadınlar sahip ya da kadın yöneticilerin karar verdiği şirketler oluyor. Kadınlarda daha fazla merak, yine temkin ve öğrenme içgüdüsü var. Bu nedenle kadınlar ekonomik indikatörleri çok yakından takip etmese de farkındalıkları var ve kendileri ile ilgili olanları yakında takip ediyorlar diyebilirim.

Kadını en önemli diğer özelliklerinden biri de birden fazla işi aynı anda başarıyla yapabiliyor olmaları. Multi-tasking dediğimiz bu yetkinlik de kadına birden fazla konuda veya alanda çözüm odaklılık getiriyor. 

3. Türkiye’de kadın girişimcinin teknolojiyle arası var mı? “Evet" ise nasıl?, “Hayır" ise neden?

Kadın girişimcilerin teknoloji ile arasının çok iyi olduğunu düşünüyorum; zira, kadın detayları takipte çok yetkin, bugünün işini yarın daha iyi yapmayı istiyor, tasarruf istiyor, düzen ve intizam istiyor ve tüm bunları sağlayabilecek olanın güncel teknoloji olduğunu biliyor ve teknolojiyi kullanıyor ya da kullanımını artırıyor.

Gülden Türktan'ın profiline ulaşmak için tıklayın

Diğer konuşmacılarımızın güncel yorumlarını okumak için lütfen isimlerin üzerine tıklayın 

Elif Dağdeviren

Mehmet Öğütçü

Eren Kantarlı

Ali Rıza Babaoğlan