Simply enter your keyword and we will help you find what you need.

What are you looking for?

Search








Generic filters

  /  YAZILAR-   /  Ülkü Keldal Yazıları   /  ÇOCUKLARDA CİNSEL EĞİTİM

ÇOCUKLARDA CİNSEL EĞİTİM

Hemen paniklemeyin bu tip sorular ve daha fazlasıyla zaman içinde karşılaşacaksınız. Çocukların cinselliğe bakışı yetişkinlerinkinden farklıdır. Çocuklar her konuda olduğu gibi yaşamın gerçeklerini soru sorarak öğrenirler.

Unutmayın, eğitim evde başlar; sizin vereceğiniz her cevap, takınacağız her tutum çocuğunuzun ilerideki cinselliğe bakış açısını belirleyebilir.

Cinsel eğitim doğum öncesi başlayarak ergenliğe kadar ve hatta ömür boyu devam ediyor. Cinsel eğitim üç aşamalı bir süreç; okul öncesi dönem, okul dönemi ve ergenlik döneminde farklı sorulara farklı şekilde yaklaşmak gerekiyor.

Çocuklara yönelik olumsuz cinsel baskılar; ilerleyen dönemde kız çocukları için vajinusmus, erkek çocuklarda ise erken boşalma veya sertleşme sorunları yaşamasına bile neden olabiliyor.

Çocuk cinsellik ile ilgili temel eğitimini kendi bedenini keşfederek yaşıyor. Ebeveynler çocuk kendi bedenini tanımaya başladığı sürede paniğe kapılabiliyorlar. Oysa çocuğun cinselliği keşfi, yetişkin cinselliğinden farklı ve normal bir süreç. Bu dönemde çocuk iyi gözlenmeli ve üzerine gidilmemeli.

Çocuğun kendini keşfi iki yaş civarına denk geliyor; bu dönemdeki tuvalet eğitimi, çocuğun cinsel organını keşfetmesi, ona dokunması, öncesinde rastlantısal sonrasında ise bilerek dokunmaya dönüşüyor. Bu durumlarda çocuğunuzun dikkatini dağıtabilir ilgisini farklı yöne çekebilirsiniz.

Ben nereden geldim?

Genelde 3/5 yaş arası bu tarz sorularla karşılaşabilirsiniz. Konuşmak için doğru zaman çocuğumuzun soru sormaya başladığı zamandır. Burada önemli olan çocuğa doğru ama çok ayrıntıya girmeden cevap verilmesi gerektiğidir. Soruları çeşitlendikçe cevap vermeniz yeterli olacaktır. Bu dönemde çocuklar henüz somut dönemde olduğundan anlayabilecekleri cevaplar vermek gerekir.

Kardeşimin pipisi var benim neden yok? Ben nasıl doğdum? Ayakta çişimi neden yapamıyorum?

Ve daha onlarca soru… Peki, nasıl cevap verelim?

Çocukların en merak ettikleri konu “dünyaya nasıl geldikleri”. Anne ya da baba bunu çocuğun anlayabileceği şekilde anlatmalı. Sen “karnımın içindeki özel bir yuvada oldun; 9 ay orada kaldın; daha sonra doktorun yardımıyla bacakların arasındaki doğum kanalından dışarı çıktın” denilebilir.

Genital organ konusunda; isim takmayın “erkeklerin penisi var, kızların ise vajinası var ve yapıları birbirinden farklı. Bu durum, kız ve erkeği birbirinden ayırıyor” denilebilir.

Bunları yapmayın!

  • Kesinlikle ayıp, günah, yasak, ceza gibi olumsuz tavırlar içeren cümleler kurmayın. Bu durum çocuğunuzun sürekli kendini suçlu hissetmesine neden olur. Sizden gizli davranışlarına devam eder; ilerleyen dönemde psikolojik çöküntü, temel güvende eksiklik gibi problemler yaşamasına neden olabilir.
  • Çocuk mastürbasyonu normal bir süreç olarak kabul edilse de, sıklığını takip edin. Bunu sürekli bulduğu her fırsatta yapıyorsa belli birtakım problemlerin habercisi olabilir.
  • Tuvalet becerisi eğitimi ile ilgili baskı yapmayın; zaman tanıyın.
  • İlgi görmeyen, yalnız bırakılan çocuk sevgi açlığı içinde olacaktır; unutmayın.
  • Kendini ifade etmesini, soru sormasını engellemeyin; destek olun.
  • Obsesif anne baba modelinde olmayın.
  • Kardeş kıskançlığına sebep olabilecek karşılaştırma ve davranışlardan kaçının.
  • Şiddet gibi nedenler çocuğun bu davranışı arttırmasında önemli sebepler arasında olabilir; unutmayın.
  • Fallik dönemde 3-6 yaş arası sünnet ettirmeyin… Cinsel organının kesileceğini bilmesi çocukta eksiklik ve korku yaratacaktır. Duygusal gelişimini olumsuz etkileyeceğinden; ilerleyen dönemdeki ilişkilerinde eksiklik, güvensizlik, terk edilme anksiyetesi yaşamasına neden olabilir. Sünneti doğumdan sonra yaptırmanız en sağlıklısı.

Eğitim verirken

  • Kız çocuklarına anne, erkek çocuklarına babanın cinsel eğitim vermesi algısı doğru değildir. Çocuk kime sormuşsa sorduğu kişi ya da anne baba birlikte cevap verebilir.
  • Çocuğunuzun merak ettiği konuları aynı yaştaki arkadaşlarından öğrenmesi doğru olmayabilir. Çocuk kendisinden daha iyi bildiğini düşündüğü (ki bu çoğu zaman yanlış bilgi olabilir) arkadaşlarından yarım yamalak bilgiler almak zorunda kalmamalı. Çocuğunuza merak ettiği soruları size sormasını söyleyebilirsiniz.
  • Çocuklar cinsellikle ilgili sordukları soruların cevaplarını oyunlarında kullanırlar (evcilik vb.);çocuklarınızın oyunlarını gözlemci olarak izlerseniz bu konuyla ilgili gelişimini takip edebilirsiniz.
  • Doğumdan sonra 3. ayın içinde çocuğunuzu kendi odasında yatırın. Çocuğunuzla aynı yatağı paylaşmayın; bazı durumlarda kısa süreli sizinle uyumasına izin verebilirsiniz ya da sabahları ziyaret etmesine müsaade edebilirsiniz ama çocuğunuzun mutlaka kendi yatağı ve sizin de kendi özeliniz olmalı; unutmayın.
  • Farklı cinsiyetteki kardeşlerin de odalarının ayrı olması gerekir.
  • Çocuğu başkalarının yanında soyunmaması ve yabancı birine kendini elletmemesi gerektiği konusunda bilgilendirin.
  • 3 yaşından sonra çocuğunuzla birlikte banyo yapmayın. Yetişkin vücut yapısıyla kendisini karşılaştıran çocuk kafa karışıklığı yaşayabilir. Banyonun ve her insanın kendi bedeninin kişinin özeli olduğunu söyleyin ve siz de onun özeline (mahremiyetine) saygı gösterin.
  • Çocuğunuz eşinizle aranızdaki cinsel ilişkiyi sorabilir. Bu durumda “bu durumun özel olduğunu ve başkalarına anlatılmayacağını” söyleyebilirsiniz.

Dikkat edin!

0-6 yaş çocuklarının yetişkinler gibi algı düzeyi olmadığından cinselliği sizin gibi algılamazlar. Çocuklarınızın sorusuna doğru ve yaşına uygun cevaplar verin.

Cinsellik ve erotizm içeren yayınlardan uzak tutun. Gerekirse filtre koyun. Tüm dünyada çocuk pornosu yasalar nezdinde ağır bir suç olarak kabul ediliyor. Çocuk gelişimi için oldukça tehlikeli olan porno sektöründen çocukları uzak tutun ve koruyun.

Cinsel kimlik; kişiliğin bir parçası olup anne babalar çocuklarına bu konuda destek olmalı ve yeterince bilgilendirebilmeli ki; sadece bedensel değil, duygusal, düşünsel ve toplumsal bütünlüğü sağlanan, kişilik gelişimi sağlam, iletişim ve sevginin paylaşımıyla zenginleşen sağlıklı bir çocuk yetiştirebilelim.