Simply enter your keyword and we will help you find what you need.

What are you looking for?

Search








Generic filters

  /  YAZILAR-   /  Ömer Yılmaz Yazıları   /  BİR ŞEY YAPMALI

BİR ŞEY YAPMALI

Pazarlama İletişimi: Bir ürün ya da hizmetin satışa hazır hale geldiği andan itibaren toptan ve perakende satışına destek vermek, sadık, sürekli ve mutlu tüketiciler kazanmak adına gerçekleştirilen bir dizi süreç.

Çoğu marka ürün satışını bir sonuç olarak değerlendirir. Oysa satış, potansiyel olarak yeni alıcılara doğru evirildiğiniz bir süreçtir. Bir başlangıçtır, uzun süreli bir birliktelik olmasını arzulamanız gereken, hatta sadece buna odaklanmanız gereken bir nevi evliliktir.

Tanıdığım ve çalıştığım birkaç iş adamıyla buluşmak ve bir akşam yemeği yemek adına İstanbul’un popüler mekanlarından birinde sözleşmiştik. Mekana biraz erken varmış ve soğuk bir şeyler içmek için oturmuştum. Yanımda hayli hoş bir kadın oturuyordu. Bir müddet sonra sohbet ortamı doğdu ve konuşmaya başladık. Hanımefendi hayli düzgün, pahalı takıları olan, bir hayli güzel, katalogdan fırlamışçasına bakımlıydı, yani blok etkisi oldukça güçlü biriydi. Sohbetin neresinden tutarsa düzgün ve özgün bir sonuca ulaşıyor ve fikir beyan ediyordu. Fısıldar gibi ama akıcı bir konuşma üslubu vardı ve bu ton insanın aklını başından alıyordu. Bayağı etkileyici bulmaya başlamış bir hayli de şaşırmıştım ne yalan söyleyeyim. Etraftaki birçok masadan bana bakıyorlar ve gıpta ediyorlardı, kendimi biraz Clark Gable hissetmeye ve hafif janti bakışlar atmaya başlamıştım. Birkaç dakika sonra anladım ki bu sohbet boşuna değilmiş. Dünyanın en eski mesleklerinden birini icra ettiğini kavramaya başladığımda merakım oldukça arttı. Her erkek böyle bir durumda ücret konusuna girmek ister fakat bundan enteresan bir utanç duyduğu için o konuya asla giremez. Ne diyeceksiniz şimdi kaça olur mu? Aslında sorsanız süreç kısalır utanacak bir şey yok, sonuçta bir alışveriş mevzu bahis. İşini bilen meslek erbapları konuyu sizi utandırmadan o noktaya getirmeyi bilir. Biz de o noktaya vardık, ve bomba patladı: 1.000USD evet evet bin Amerikan Doları. Bu rakam, daha da ilgilenmeme yol açmıştı. Bu paraya 100 dolara alınamayan nasıl bir hizmet veriliyordu acaba.

Boşver bunları dedim, pek o taraklarda bezi olan biri değilim, yani ben alıcı pozisyonunda değilim ama merakımı hoşgör, neden bu fiyat diye sormadan edemedim ve bana hayatımın derslerinden birini verdi: “-Kimlerle birlikteysen onlar gibi olursun”. Bu cümle karşısında şoka girmiştim adeta. Devam etti: ‘Ben 100 dolardan 10 kişiyle çıkmak yerine 1.000 dolardan 1 kişiyle çıkmayı, şansım yaver giderse 2.’yi bulmayı bunu da kâr saymayı daha doğru buluyorum. Böylece birlikte olduğum insanların çevresine girip daha az yorularak daha çok para kazanma şansım oluyor ve ürün henüz buna oldukça müsait öyle değil mi?’ Özgüven ve ürün pozisyonlaması tamamdı. ‘Bu vücut bu durumda kalmayacak deforme olacak, o hale gelmeden de yeni iş kollarına geçebileceğim ya da emekli olabileceğim bir birikimi hedefliyorum’, diye devam ediyordu. Marka hedefi, satış hedefleri ve uzun vadeli yatırım planları tamamdı. ‘Bak’ dedi ‘sen şimdi burada oturmak yerine şu karşı kahvede otursaydın ya oyuncu tayfasıyla sanat muhabbeti yapacaktın ya da bir arkadaşınla tavla oynayacak tost yiyecektin, ama burada iş adamlarıyla oturup, bunu bir alışkanlık haline getirirsen sonunda ya birlikte bir iş yapmaya başlarsınız ya da iş hayatında işine çok yarayacak enteresan sorunları ve çözümleri tartışırsınız yani bir ticaret oluşur ve bu sonuç kesinlikle maddi anlamda senin işine yarar öyle değil mi?’ diye soru cümlesiyle bitirmişti ki hayli tanınmış bir iş adamıyla selamlaşıp akşam yemeği daveti aldı ve müsaade isteyip kalktı.

Üzerinden onca yıl geçmesine rağmen onunla yaptığımız bu konuşmayı hiç unutmadım ve birçok noktada da işime yaradı, itiraf ediyorum beni çok şaşırtmıştı.

Bir ürün ya da hizmet üretmek kolay gibi görünen ama hayli meşakkatli bir iştir. Pazarlama ve iletişim süreçlerini doğru şekilde birleştirmek, pazarlamanın üretim, dağıtım, satış üçgeninde belirlediği hedefleri iyi anlamak ve bunu entegre pazarlama iletişim süreçleriyle en etkin şekilde desteklemek gerekir. Bu süreçte ürünün doğru fiyatlanmış, hedef kitlenin doğru analiz edilmiş, ve dağıtımın kusursuz yapılmış olması yetmez. Duyurumun yeterli yapılması, talebin kontrollü oluşturulması, alıcıların tatmini ve pozitif geri dönüşün ölçümlenmesi varsa eksiklerin giderilmesi gerekir.

Ürününüzün  hangi ürünlerle yan yana durduğu da titizlenmeniz gereken önemli bir süreçtir.

Pazarlamada iletişim süreci sekiz elemandan oluşur:

  1. Mesajı gönderen ya da kaynak (İşletme, aracı)
  2. Mesajın hedefi (Potansiyel alıcı, dinleyici, muhatap)
  3. Mesaj (İleti)
  4. Mesajın tasarımı, şifrelenmesi
  5. Mesajı taşıyan araç (Medya)
  6. Tepki (Satın alma, reddetme eleştirme vb. )
  7. Geri bildirim (Süreçteki sorunları ve olumlu sonuçları saptama)
  8. Parazit (Tüketici ya da alıcının olumlu tepki göstermesini engelleyen her türlü iç ve dış etken)

Bu elemanlardan ilk ikisi iletişim sisteminin tarafları, 3. ve 4. iletişim araçları, 5. , 6. , 7. iletişim fonksiyonları ve 8. da iletişimi engelleyen her türlü etkeni oluşturmaktadır.

Pazarlama iletişiminin etkinliğini sağlayabilmek için şu konularda karar alınmalıdır:

Hedef izleyici ya da alıcılar (muhataplar) belirlenmelidir.

Yaratılmak istenen tepki (alıcının ürün, hizmet vb satın alması gibi) saptanmalıdır.

Uygun mesaj seçilmelidir

Uygun iletişim kanalları belirlenmelidir.

Etkin, güvenilir mesaj kaynakları seçilmelidir.

Geri bildirimle bilgi ve veriler toplanmalıdır.

İletişim sürecinde oluşan parazitlerin kaynağı saptanmalı, parazitleri engelleyici önlemler alınmalıdır.

Pazarlama iletişimi blok olarak ele alındığında aynı ürünü, daha çok insana, daha yüksek fiyatla ve daha sık satma işidir. Marka pozisyonlaması yapar ve rekabetten sıyrılmanıza yardımcı olur. Markanızın kıyaslanamaz biricik satış vaadini belirler, tutarlı ve sürekli uygulandığında ürüne yüksek ilgi empoze eder.

Varın bu akademik tasviri, aktardığım anı ile madde madde karşılaştırın. Göreceksiniz ki her an, her deneyim bize yaptığımız işle ilgili bir şeyler öğretir ve hiçbir teori ya da kural hayatın dışında bir yerlerden uydurulmamıştır. Yaşadıklarını anlayan insanlar bunları bir dizi formüle çevirmiştir hepsi bu.