Nasıl Daha İyi Bir Konuşmacı Olursunuz?

İyi bir konuşmacı olmak doğuştan gelen bir yetenek değil, eğitim ve egzersizlerle desteklenerek sürekli geliştirilmesi gereken bir özellik.

Hitap ettiği topluluğu, kendisini pürdikkat dinleyecek bir kitle haline getirmek isteyen konuşmacılara, topluluk önünde konuşma becerilerini geliştirip nasıl daha iyi bir konuşmacı olabileceğini öğrenmek isteyenlere birkaç öneri:

Tadında bırakmak

İnsanlar saatlerine bakmaya başlamadan önce konuşmayı tamamlamak yerinde bir yaklaşım olacaktır. 1000 kelimeyi geçmeyecek bir konuşma, yaklaşık 6 dakika uzunluğunda ya da kısa bir blog yazısı kadar olur. İçeriğinizi ve akışını iyi kurgularsanız, bu kadar kelime ile epeyce şey söyleyebilirsiniz.

Sıkı bir giriş

Sayılı kelimelerle konuşurken sıkıcı bir girişle zaman kaybedemezsiniz. En iyi konuşmalar, sizi ilk andan itibaren yakalar ve asla bırakmaz. Şaşırtıcı kişisel anekdotlar, merak uyandıran çıkarımları olan yeni araştırmalar, cevap bekleyen kışkırtıcı sorular, kanıtlarla desteklenen cesur iddialar: Bunların hepsi, bir konuşma başlatmak için iyi seçenekler.

Doğru bağlantı

Her konuşmanın, anlatı öğelerini birbirine bağlayan bir geçiş teması olmalıdır. Bu geçiş, üzerine inşa ettiğiniz fikrin tüm unsurlarını bağlayacak bir “uhu” işlevi görmeli. En fazla 15 kelimelik bir geçiş, konunun özünü vermek için yeterlidir.

Pratik yapmak

Bıkmadan usanmadan çok sayıda prova yapmak iyi bir konuşmacı olmanın en önemli detayı. Güçlü konuşmacılar, sunumlarına hazırlanmak için çok zaman harcarlar.

Az ama öz görsel

Mesajınızı destekleyen görseller kullanın ama onların hikâyenizin yerini almasına izin vermeyin. Bir konuşmanın kısa olduğunda her kelimenin daha büyük anlam taşıması gibi, daha az sayıda slayt da daha büyük bir etki yaratabilir.

Hikâye anlatmak

Güçlü hikayeler, izleyicilerin dikkatini çeken ve merakını uyandırarak konuşmanızı dikkatle dinlemelerini sağlayacak unsurlardır.

Vücut diliniz

Kendinden emin duruşunuzu koruyun. Konuşmanızın etkisi, aynı zamanda yüz ifadelerinize, jestlerinize ve vücut dilinize de bağlıdır. Düşük omuzlar, temas kurmayan donuk gözler ya da bir yere koyamadığınız ellerle yapılan bir konuşma; aynı kelimeleri kullanarak ama geniş bir gülümseme, dik bir duruş, enerjik jestlerle yapılan bir konuşmanın sunduklarını veremez.

Kaynak: https://betterhumans.pub